Sunumlarım

Yayınlar

Hakkımda

Şehirler büyüdükçe biz küçülüyoruz...

cityKüçük şehirlerde yaşayan insanların vücut dillerini dikkat ile inceleyin. Kolları daha açık, vücut hareketleri daha salınımlıdır. Dururken ve hareket ederken daha çok alan kullanırlar. Oysaki büyük şehirlerde hareketler küçüktür, kollar vücuda bitişiktir. Vücut duruşları ince , yürüyüşler ise tek bir çizgi üzerindedir. Büyük şehirlerin, insanları küçülür ve daha az yer kaplar. Daha küçük yaşam alanlarına adapte olmayı öğrenir.

inşaatYeşil para etmez şehirde, alt yapı getirip inşaa ederiz değeri artsın diye. Alanlar o kadar kısıtlıdır ki “modern” binalar incelir ve yükselir. Oysa bizden iki nesil önce bahçe içinde çok katlı evlerde idi insanlar. Zaman ile önce geniş apartman dairelerine sığdık ve sonra dairelerimiz  küçülmeye başladı. Siteler girdi hayatımıza yaşam alanı denilen yapay yeşiller ile çevreledik. Yeşilin doğallığını koparttık yeşilden. Para etmeyen bedava doğayı kesip, aralara paralı yeşiller serptik doğal güdülerimizi tatmin edebilmek için...

Sadece yaşam alanlarımız mı? Kolay değildir 15 kişilik minübüse 30 kişi binmek. Birisinin kolunun altından bir diğeri çıkıverir. Alandaki boşluğa göre vücudumuz şekillendirir ve oracığa sığarız. Nasıl duracağımızın kararı bile bize ait değildir. Rahat bir pozisyonda duramazsınız, çünkü  sizin hayalinizdeki duruş 3 kişilik yer kaplar. Ve siz kimsenin hakkını gasp edemezsiniz. Artık  medeniyettesiniz.

Biz şehirlilerin birçoğunun kırsalda emeklilik hayali vardır. Müstakil bir evimiz bahçesinde bir iki ağacımız olsun isteriz. Yada göçebe bir hayat arzularız. Modernleşme ve gelişme adına oluşturduğumuz şehirleşme arttıkça bizler daha çok ilkelleşmek isteriz.

Add comment

Security code
Refresh